Ankara konkordato avukatı Rıza Güneş ile geçici/kesin mühlet süreçlerini doğru yönetin; icra baskısını durdurup borç yapılandırma planıyla şirketinizi sürdürülebilir hale getirin.
Ankara Konkordato Avukatı
| ✅ Mermercioğlu Avukatlık Bürosu |
| ✅ Av. Rıza Güneş |
| Telefon: +90 544 712 72 95 |
| Mail Adresi: [email protected] |
Şirketiniz Ankara’da faaliyet gösteriyor ve finansal baskı giderek artıyorsa; banka kredileri, çek vadeleri, tedarikçi ödemeleri ve icra takipleri aynı anda üstünüze gelmeye başlamış olabilir. Bu tablo, çoğu işletme için “bir anda” yaşanır: Dün yönetilebilir görünen nakit akışı, bugün tahsilatların gecikmesi ve maliyetlerin artmasıyla kontrolden çıkar. İşte bu kritik eşikte Ankara konkordato avukatı desteği, şirketinizi iflasa sürükleyen zincirleme riskleri durdurmak ve yeniden yapılandırma için hukuki koruma sağlamak açısından belirleyici rol oynar.
Konkordato, borçlunun “kaçışı” değil; borçlarını ödemek isteyen dürüst borçluya tanınmış bir iyileştirme mekanizmasıdır. Doğru kurgulandığında amaç, şirketin faaliyetini sürdürürken alacaklıları da makul bir ödeme planıyla tatmin etmektir. Ancak konkordato, yalnızca bir dilekçe süreci değildir: mali tablolar, borç envanteri, ödeme projesi, komiser denetimi, alacaklı müzakereleri ve mahkeme değerlendirmesi aynı dosyada birleşir. Bu nedenle Ankara konkordato avukatı arayışında odak, “başvuru yapmak” değil, “başarıyla sonuçlandırmak” olmalıdır.
Konkordato Nedir? İflas Değil, Kontrollü İyileşme Projesidir
Konkordato; ödeme güçlüğüne düşen işletmenin, mahkeme gözetimi altında alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasına imkan tanır. İflasın aksine şirketin tüzel kişiliği ve ticari faaliyeti korunur; işletme nefes alır, planlı bir şekilde toparlanır. Ankara’da konkordato, özellikle çok sayıda tedarikçiyle çalışan, finansman ihtiyacı yüksek olan, çek-senet döngüsü güçlü sektörlerde sıkça gündeme gelir. Bu süreçte Ankara konkordato avukatı yaklaşımı; “hukuki koruma + finansal gerçekçilik + operasyonel disiplin” üçlüsünü aynı anda kurmaktır.
Konkordato kurumunu doğru anlamak önemlidir: Bu, “borçları yok eden” bir süreç değil; borçların sürdürülebilir bir takvime bağlandığı, alacaklıların da iflasa kıyasla daha rasyonel tahsilat şansı yakaladığı bir uzlaşma düzenidir. Bu nedenle planın dili kadar içeriği de güçlü olmalıdır. Mahkeme, komiser ve alacaklılar aynı soruyu sorar: “Bu şirket gerçekten toparlanabilir mi?”
Ankara’da Şirketler Neden Konkordato Düşünür?
Ankara; savunma sanayi, teknoloji, inşaat-taahhüt, sağlık, lojistik, perakende, eğitim ve hizmet sektörlerinin yoğun olduğu bir ticaret merkezidir. Kamu ve özel sektör işlerinin bir arada yürüdüğü bu ekosistemde tahsilat vadeleri uzayabilir, proje ödemeleri gecikebilir, maliyetler yükselirken fiyatlara yansıtmak zorlaşabilir. Bir de üzerine kur dalgalanmaları, kredi maliyetleri ve piyasa daralması eklenirse; şirketler hızla “vade uyumsuzluğu” ile karşılaşır. Bu noktada Ankara konkordato avukatı desteği, icra baskısını dondurarak şirketin plan kurmasına imkan verir.
Konkordato çoğu zaman şu sinyallerle gündeme gelir: birden fazla icra dosyası, hesaplara bloke, kritik tedarikçinin vade kısması, çeklerin dönmemesi, banka limitlerinin kapanması, temerrüt ihtarnameleri, stokların nakde dönememesi, personel giderlerinin taşınamaz hale gelmesi. Bu sinyallerin ortak noktası şudur: Sorun “karlılık” kadar “likidite” sorunudur. Likidite krizi, doğru süreç yönetilmezse hızla iflas riskine dönüşür.
Konkordato Başvurusu Yapınca Ne Değişir?
Konkordato talebinin kabulü ve mühlet kararıyla birlikte şirket, alacaklı baskısından belirli sınırlar içinde korunur. Uygulamada en çok hissedilen etkiler şunlardır:
- İcra takiplerinin durması: Mevcut icra takipleri askıya alınır; kural olarak yeni takip başlatılamaz (istisnalar saklıdır).
- Haciz baskısının azalması: Şirketin faaliyetini sürdürebilmesi için kritik varlıkların korunması mümkün hale gelir.
- Faiz yükünün kontrolü: Borçların kontrolsüz büyümesi engellenir; planlı ödeme zemini oluşur.
- Yapılandırma kapısı: Tenzilat (indirim) ve/veya uzun vade ile borçların yeniden düzenlenmesi için müzakere gücü doğar.
- İşin devamı: İflastaki gibi tamamen kapanma yerine, denetim altında faaliyet sürdürme imkanı artar.
Bu etkilerin tamamı tek bir amaca hizmet eder: Şirketin “dağınık icra saldırısı” altında parçalanmasını önlemek ve kontrollü iyileştirme planını hayata geçirmek. İşte bu nedenle Ankara konkordato avukatı ile süreci yönetmek, sadece koruma almak değil, bu korumayı doğru kullanmaktır.
Her Şirket Konkordato İçin Uygun mu?
Hayır. Konkordato, “yaşayabilir” işletmeler için güçlü bir çözümdür. Yaşayabilirlik; şirketin temel işinin hâlâ gelir üretebilmesi, müşteri portföyünün tamamen dağılmamış olması, ürün/hizmetinin piyasada karşılık bulması ve mali sıkıntının çoğunlukla vade uyumsuzluğu veya geçici nakit sıkışıklığı kaynaklı olmasıyla ölçülür. Buna karşılık, sürekli zarar eden, ticari faaliyeti fiilen durmuş, borcu yönetilemeyecek düzeye çıkmış şirketlerde konkordato başarısı düşebilir.
Bu nedenle Ankara konkordato avukatı perspektifinde ilk adım “doğru teşhis”tir. Bazen konkordato yerine farklı bir yapılandırma, bazen yeniden finansman, bazen varlık satışı, bazen de alacak tahsilatının hızlandırılması daha doğru olabilir. Önemli olan, şirketi gereksiz riskli bir sürece sokmadan, en rasyonel yolu seçmektir.
Ankara Konkordato Avukatı Ne Yapar?
Konkordato sürecinde avukatın rolü “dosya hazırlamak”la sınırlı değildir. Etkili bir Ankara konkordato avukatı, süreci uçtan uca bir kriz yönetimi olarak ele alır. Uygulamada bu; hukuki dosya gücü, finansal proje kurgusu, komiser iletişimi ve alacaklı müzakeresi demektir. En basit haliyle şu soruların cevabı hazırlanır:
- Hangi borçlar hangi gruba giriyor, hangileri öncelikli risk taşıyor?
- Nakit akışı hangi tarihlerde tıkanıyor ve nasıl açılabilir?
- Şirketin “kısa vadede” ayakta kalması için hangi acil tedbirler gerekli?
- Alacaklılar hangi gerekçelerle itiraz edebilir ve bu itirazlar nasıl önlenir?
- Komiser raporlarının güçlü çıkması için hangi göstergeler iyileştirilmeli?
Bu soruların cevabı güçlü değilse, mühlet alınsa bile proje kırılgan olur. O yüzden süreç, baştan disiplinle yürütülmelidir.
Konkordato Süreci: Adım Adım Yol Haritası
Ankara’da konkordato başvuruları kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yürütülür. Süreç çoğu dosyada benzer aşamalardan geçer; ancak her dosyanın dinamiği farklıdır. Genel yol haritası şöyledir:
- Ön değerlendirme: Borç envanteri, alacak listesi, teminat/rehin yapısı ve nakit akışı çıkarılır.
- Ön proje hazırlığı: Borçların hangi modelle ödeneceği, iyileştirme adımları ve takvim belirlenir.
- Başvuru ve geçici mühlet: Mahkeme uygun görürse geçici mühlet verir, komiser atar.
- Komiser denetimi: Şirketin mali hareketleri ve projenin uygulanabilirliği raporlanır.
- Kesin mühlet: Dosya olumlu ilerlerse kesin mühlet kararıyla koruma süresi genişler.
- Alacaklı müzakeresi ve oylama: Plan alacaklılara sunulur, çoğunluklar hedeflenir.
- Tasdik: Mahkeme planı uygun bulursa tasdik eder ve ödeme planı yürürlüğe girer.
Bu adımların her birinde stratejik hedef farklıdır: İlk etapta “koruma ve nefes”, sonra “güven ve disiplin”, nihayetinde “ikna ve tasdik”. Ankara konkordato avukatı ile çalışmak, bu hedefleri sırayla ve doğru araçlarla gerçekleştirmeyi sağlar.
Ön Proje: Dosyanın Kalbi
Konkordato ön projesi; şirketin borçlarını nasıl ödeyeceğini, hangi gelirle, hangi takvimle ve hangi tedbirlerle iyileşeceğini anlatan planın omurgasıdır. Mahkeme ve komiser, bu projeye bakarak şirketin “ciddi” olup olmadığını değerlendirir. Projede genellikle şu unsurlar bulunur:
- Nakit akış planı: Ay ay veya kritik dosyalarda hafta hafta.
- Karlılık analizi: Kârlı/zararlı ürün ve hizmetlerin ayrıştırılması.
- Gider azaltma: Kira revizyonu, verimsiz birimlerin kapatılması, stok optimizasyonu.
- Tahsilat stratejisi: Riskli alacakların ayrılması, teminatlı satış ve erken tahsilat teşvikleri.
- Borç sınıflandırması: Rehinli alacaklar, rehin dışı alacaklar, kamu alacakları, işçilik alacakları gibi.
Ön projenin en büyük hatası, “olması istenen” değil “olabilir olan” üzerinden yazılmamasıdır. Gerçekçi olmayan ciro tahminleri, uygulanamaz vadeler ve belgesiz varsayımlar, projenin güvenilirliğini düşürür. Bu nedenle Ankara konkordato avukatı sürecinde proje; ölçülebilir, izlenebilir ve savunulabilir olmalıdır.
Geçici Mühlet Dönemi: 90 Günde Doğru Hamleler
Geçici mühlet, şirketin en kritik dönemidir. Çünkü şirket ilk kez icra baskısının azaldığı bir nefes alanı bulur; fakat bu alan boşa harcanırsa kesin mühlet ve tasdik zorlaşır. Bu dönemde temel hedefler şunlardır:
- Nakit disiplininin kurulması: Gereksiz harcamaların durdurulması, onay mekanizması, günlük kasa-banka kontrolü.
- Operasyonun devamı: Üretim/hizmetin durmaması için kritik tedarik ilişkilerinin korunması.
- Tahsilat hızlandırma: Erken ödeme teşvikleri, teminat talebi, riskli müşteri yönetimi.
- Sözleşme yönetimi: Riskli sözleşmelerin revizyonu, teslimat ve ceza şartlarının kontrolü.
- Komiser iletişimi: Şeffaf, belgeli, düzenli raporlama.
Bu adımların her biri, komiser raporlarına ve mahkeme kanaatine doğrudan etki eder. Bu yüzden Ankara konkordato avukatı desteği, geçici mühleti “korunma” değil “iyileşme” dönemine çevirmelidir.
Kesin Mühlet ve Tasdik: Projenin Kabul Sınavı
Kesin mühlet, projenin olgunlaştığı ve alacaklıların ikna edilmesinin hedeflendiği dönemdir. Alacaklılar, çoğu zaman duygusal değil rasyonel karar verir: “İflasta alacağım tahsilat mı daha iyi, yoksa konkordato planıyla mı?” Bu nedenle planın dili; somut veriler, gerçekçi takvim ve güven inşa eden uygulamalarla desteklenmelidir.
Tasdik aşamasında mahkeme, projenin kanuna uygunluğunu, alacaklı çoğunluklarının sağlanıp sağlanmadığını ve planın uygulanabilirliğini değerlendirir. Dosyayı tasdiğe taşıyan şey; yalnızca iyi niyet değil, dosya bütünlüğü ve şirketin mühlet süresince gösterdiği performanstır. Ankara konkordato avukatı burada, süreci “son dakika” değil “ilk günden” tasdik hedefiyle yönetir.
Bankalar, Rehinli Alacaklar ve Teminat Yapısı
Konkordato dosyalarında bankalar ve rehinli alacaklar, ayrı bir strateji gerektirir. Çünkü rehinli alacakların dinamiği, rehin dışı alacaklardan farklıdır. Banka masasında şu başlıklar öne çıkar: teminat dengesi, nakit yaratma kapasitesi, risk yönetimi, sözleşme yükümlülükleri ve projenin sürdürülebilirliği.
Burada kritik ilke şudur: Bankalarla “iyi niyet” değil “veri” konuşur. Bu nedenle Ankara konkordato avukatı sürecinde; ödeme kapasitesi, sipariş/ciro görünümü, maliyet yapısı, teminatların güncel durumu ve planın güvence mekanizmaları netleştirilir. Amaç, bankanın itirazlarını önceden görmek ve dosyayı bu itirazları karşılayacak şekilde güçlendirmektir.
Çek-Senet Döngüsü ve Karşılıksız Çek Riski
Ankara’da özellikle tedarik zinciri yoğun işletmelerde çek-senet kullanımı yüksektir. Nakit akışı bozulduğunda ilk kırılma çek zincirinde yaşanır; karşılıksız çek riski ise ticari itibarı ve hukuki riskleri büyütür. Konkordato, ödeme planını mahkeme gözetiminde kurgularken şirketin ticari faaliyetine devam etmesini hedefler. Ancak bunun için çek ve vade yönetiminin yeniden düzenlenmesi gerekir.
Ankara konkordato avukatı desteği, bu riskin “panikle” değil “planla” yönetilmesini sağlar: vade uyumunun kurulması, tahsilatların hızlandırılması, tedarikçiyle sürdürülebilir vadelerin görüşülmesi ve şirket içi finans disiplininin güçlendirilmesi projenin temel taşlarıdır.
İşçi Alacakları, SGK ve Vergi Boyutu
Konkordato yalnızca bankalar ve tedarikçilerden ibaret değildir. İşçi alacakları, SGK ve vergi yükümlülükleri de şirketin sürdürülebilirliğini etkiler. Personel motivasyonu düşerse operasyon bozulur; operasyon bozulursa proje kırılır. Bu nedenle şirketin iç yapısının stabil kalması gerekir.
Bu başlıkta Ankara konkordato avukatı yaklaşımı; şirketin çalışma düzenini koruyacak, gereksiz iş gücü kaybını önleyecek ve kamu yükümlülüklerini yönetilebilir bir çerçevede ele alacak bir plan kurgusudur. Konkordato, “şirketin yaşaması” mantığıyla yürür; yaşaması için de içeride düzen gerekir.
Sözleşmeler, Kiralar ve Tedarik Zinciri Yönetimi
Birçok işletme, konkordato sürecinde asıl tehlikeyi gözden kaçırır: Mühlet almış olmak, tedarikçilerin otomatik olarak mal vereceği, kiracının otomatik olarak rahat edeceği veya sözleşme taraflarının otomatik olarak bekleyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle sözleşmelerin ve ticari ilişkilerin profesyonel yönetimi şarttır.
Özellikle kira sözleşmeleri, ana tedarik anlaşmaları, bayilik/dağıtım sözleşmeleri, proje teslimatları ve cezai şartlar dikkatle ele alınmalıdır. Ankara konkordato avukatı desteği, sözleşme risklerini erken tespit ederek işletmenin “gelir üretme kanallarını” açık tutmayı hedefler. Çünkü gelir kanalı kapanırsa, en iyi ödeme planı bile yürümeyebilir.
Ankara’ya Özgü Sektör Senaryoları
Her sektörün nakit döngüsü farklıdır. Bu nedenle konkordato projesi “kopyala-yapıştır” olamaz. Ankara’da sık karşılaşılan senaryolar üzerinden proje yaklaşımını özetlemek faydalıdır.
Savunma Sanayi ve Teknoloji Şirketleri
Bu alanda proje bazlı işler, uzun tahsilat vadeleri ve yüksek maliyetli üretim/AR-GE süreçleri öne çıkar. Nakit döngüsü bozulduğunda konkordato; proje teslimatlarını ve üretim kapasitesini koruyacak şekilde kurgulanmalıdır. Kritik hedef, insan kaynağının ve teknik kapasitenin korunmasıdır. Ankara konkordato avukatı dosyalarında teknoloji şirketleri için; sözleşme yükümlülükleri, teslimat takvimleri ve nakit planı uyumlu hale getirilir.
İnşaat ve Taahhüt İşleri
Taahhüt işlerinde hakediş tahsilatı geciktiğinde, taşeron ve tedarikçi ödemeleri krize dönüşür. Bu alanda konkordato projesi; devam eden işlerin bitirilmesini, tahsilatların hızlandırılmasını ve maliyet kontrolünü aynı anda hedeflemelidir. İş durursa proje çöker. Ankara konkordato avukatı yaklaşımı, sahadaki akışı kesmeden borçları yönetilebilir hale getirmektir.
Sağlık ve Hizmet Sektörü
Sağlık ve hizmet sektörlerinde sabit giderler yüksek, personel ve kira yükü ağırdır. Bu alanda proje; gider optimizasyonu, verimlilik artışı ve tahsilat hızlandırma üzerine kurulmalıdır. Amaç, mali disiplin sağlarken hizmet kalitesini de korumaktır. Ankara konkordato avukatı dosyalarında, sözleşme ve tedarik yönetimi özellikle kritik hale gelir.
Perakende ve E-Ticaret
Perakendede stok, nakdi kilitleyebilir; e-ticarette iade oranları ve kargo maliyetleri kârlılığı aşındırabilir. Bu alanda konkordato planı; stok optimizasyonu, fiyatlama revizyonu, kârsız kanalların kapanması ve nakit dönüş hızının artması üzerine kurgulanır. Mühlet, doğru kullanılırsa işletme yeniden dengelenebilir.
Başvuru İçin Kritik Belgeler
Konkordato başvurusunda belge eksikliği veya tutarsızlık, süreci daha baştan riske atabilir. Bu nedenle Ankara konkordato avukatı ile hazırlık aşamasında şu belgeler üzerinde titizlikle durulur:
- Ön proje: Borç ödeme planı ve iyileştirme stratejisi.
- Mali tablolar: Bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu.
- Alacaklı listesi: Alacaklıların tam, doğru ve sınıflandırılmış dökümü.
- Varlık envanteri: Taşınır/taşınmaz, stok, makine, ekipman ve bunların teminat durumu.
- Denetim ve güvence çalışmaları: Dosyanın inandırıcılığını artıran raporlar.
Belge setinin en önemli özelliği, kendi içinde tutarlı olmasıdır. Örneğin nakit akışında öngörülen ödeme, alacaklı listesinde ve ön projede aynı mantıkla yer almalıdır. Bu tutarlılık; komiser raporlarının ve mahkemenin güvenini güçlendirir.
En Sık Yapılan Hatalar
Konkordato sürecinde iyi niyet kadar doğru adım da önemlidir. Aşağıdaki hatalar, mühletin kaldırılmasına veya projenin reddine neden olabilecek riskler doğurabilir:
- Eksik/yanlış alacaklı listesi ile başvuru yapmak.
- Gerçekçi olmayan ciro ve kâr tahminleriyle ön proje hazırlamak.
- Komiser denetimiyle uyumsuz, olağan dışı nakit çıkışları yapmak.
- Sözleşme risklerini göz ardı edip gelir kanallarını kaybetmek.
- Alacaklılarla iletişimi plansız yürütüp güven kaybı yaşamak.
Ankara konkordato avukatı desteği, bu hataları “başlamadan” önlemeyi amaçlar. Konkordato, hatayı tolere etmeyen bir süreçtir; çünkü her adım kayıt altındadır ve her adım raporlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato şirketin itibarını bitirir mi? Hayır. Konkordato, borçlunun borcunu ödeme iradesini gösteren bir mekanizmadır. İflastansa yapılandırma seçeneği sunduğu için doğru yönetilirse ticari güveni koruyabilir.
Konkordato ne kadar sürer? Dosyanın kapsamına, alacaklı sayısına ve projenin uygulanabilirliğine göre değişir. Önemli olan, bu süreyi gerçek bir iyileşme planına dönüştürmektir.
Şirket sahibi süreci yönetmeye devam eder mi? Genel olarak evet; ancak komiser denetimi ve mahkemenin belirlediği sınırlamalar dahilinde önemli işlemler kontrol altında yürütülebilir.
Hangi noktada başvurmak gerekir? Çok geç kalmak, icra baskısının işletmeyi parçalayarak toparlanma şansını düşürmesi anlamına gelir. Erken ve doğru değerlendirme, çoğu zaman en büyük avantajdır.
Mühlet Almak Yetmez, Mühleti Doğru Yönetmek Gerekir
Konkordato; şirketinizi icra baskısından koruyarak size zaman kazandırır. Fakat başarı, bu zamanın nasıl kullanıldığına bağlıdır. Nakit disiplinini kurmak, operasyonu ayakta tutmak, sözleşme ve tedarik ilişkilerini yönetmek, alacaklıları ikna etmek ve mahkemeye uygulanabilir bir proje sunmak gerekir. Bu nedenle Ankara konkordato avukatı desteği, “tek hamle” değil “çok adımlı bir kurtarma planı” olarak düşünülmelidir.
Eğer şirketiniz Ankara’da haciz tehdidi, banka baskısı, çek-senet krizi ve tahsilat problemleri nedeniyle sıkıştıysa; gecikmeden profesyonel değerlendirme almak, çoğu zaman en değerli adımdır. Ankara konkordato avukatı Rıza Güneş ile doğru strateji kurulduğunda konkordato; iflasın alternatifi, kontrollü yeniden yapılanmanın kapısı olabilir.
Not: Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuzu değerlendirmek için profesyonel hukuki görüş alınması gerekir.





















