Tedarik Zincirinde Konkordato Domino Etkisi:
Ticari ekosistemde hiçbir şirket bir ada değildir. En büyük müşterinizin veya tedarikçinizin yaşadığı finansal darboğaz, bir anda sizin de kapınızı çalabilir. Peki, cironuzun %30’undan fazlasını bağladığınız bir dev sarsıldığında, siz nasıl ayakta kalacaksınız? Finansal borçlar mı yoksa ticari borçlar mı sizi daha çok zorlar? İşte yapılandırma uzmanı gözüyle krizden çıkış reçetesi.
Domino Etkisi: %30 Kritik Eşiği
Ticaretin yazılı olmayan kurallarından biri “yumurtaları aynı sepete koymamaktır.” Eğer cironuzun %30’undan fazlasını tek bir şirkete teslim ettiyseniz ve o şirket konkordato ilan ettiyse, artık sadece alacaklı değil, potansiyel bir borçlu adayısınız demektir.
- Tedarik Riski: Mal verdiğiniz şirket mühlet kararı aldığında, alacağınız bir anda “adi alacak” statüsüne düşebilir ve ödemeler aylar, hatta yıllar sürecek bir projeye yayılabilir.
- Likidite Krizi: Sizin nakit akışınız bu büyük alacağa endeksliyse, kendi personelinize, verginize ve en önemlisi kendi tedarikçilerinize olan borçlarınızı ödeyemez hale gelirsiniz.
Finansal Borç mu, Ticari Borç mu? Hangisi Daha Tehlikeli?
Şirketlerin borç yapısı, kriz anındaki manevra kabiliyetini belirler. Finansal yapılandırma uzmanı olarak sahadaki gözlemimiz net:
- Bankalarla (Finansal Borç) Uzlaşmak Nisbeten Daha Kolaydır. Bankalar rasyonel aktörlerdir. Eğer borcunuz ağırlıklı olarak finansal kurumlara ise, profesyonel bir müzakere ile vade uzatımı, faiz yapılandırması veya ek limitler almanız mümkündür. Bankacı, işletmenizin yaşamasıyla parasını geri alacağını bilir.
- Borcunuzun büyük bir kısmı bankalara ise, mahkemeye gidip konkordato ilan etmeden önce Finansal Yeniden Yapılandırma yapılabilir.
- Eğer borcunuz çok sayıda küçük ve orta ölçekli firmaya (ticari borç) yayılmışsa, durum çok daha kritiktir. Küçük bir alacağı olan tek bir tedarikçinin yapacağı icra takibi, tüm banka hesaplarınızın bloke edilmesine ve ticari itibarınızın yerle bir olmasına neden olabilir. Bir küçük kıvılcım, koca fabrikayı yakabilir.
Borç %80 Banka / %20 Piyasa ise doğrudan Finansal Yapılandırma masasına oturulmalıdır. Piyasadaki 3-5 satıcıyı idare etmek, bankalarla toplu bir protokol yapmaktan daha kolaydır.
Borç %20 Banka / %80 Piyasa ise burada bankayla anlaşmanız sizi kurtarmaz. Piyasadaki yüzlerce alacaklıdan herhangi birinin yapacağı küçük bir icra takibi, bankadaki yapılandırmanızı da “temerrüt” gerekçesiyle bozar. Bu durumda Konkordato kaçınılmaz bir zırhtır.
Ne Zaman Konkordato İlan Etmelisiniz?
Eğer en büyük alacaklı olduğunuz firma konkordato ilan ettiyse ve sizin ticari borçlarınız (tedarikçilere olan borçlar) finansal borçlarınızın üzerine çıktıysa, beklemek en büyük hatadır.
Konkordato mühleti, size karşı başlatılmış veya başlatılacak tüm icra takiplerini durdurur. Bu, küçük bir alacaklının sizi “kilitlemesini” engeller. Geçici mühlet kararıyla birlikte, nakit akışınızı yeniden düzenleyebilir, stoklarınızı nakde çevirebilir ve operasyonel verimliliğinizi artırabilirsiniz. Konkordato süreci, işletmeniz için hayati öneme sahip sözleşmelerin (kira, lisans vb.) karşı tarafça feshini engelleyerek sürekliliği sağlar.
Proaktif Olun, Geç Kalmayın
“Bankacı akıllıdır; ama piyasa acımasızdır.” Eğer piyasadaki tedarikçilerinize olan borç yükünüz, nakit akışınızın önüne geçtiyse, konkordato bir son değil; profesyonel bir yeniden yapılandırma fırsatıdır.
Mermercioğlu Avukatlık Bürosu olarak, finansal ve operasyonel yapılandırma uzmanlığımızla, şirketinizin finansal check-up’ını yapıyor ve sizi bu domino etkisinden koruyacak stratejik yol haritasını çiziyoruz.



















